Size nasıl yardımcı olabilirim?

Whatsapp

"Merhaba, Size nasıl yardımcı olabiliriz?"

Mesaj Gönder
Facebook Messenger

Telefon

0534 593 67 77

Ara

info@tdcv.org.tr

Disleksi Nedir?

Çocukların büyük bir çoğunluğu birinci sınıfa başladıktan sonra 3-4 ay içinde okuma-yazmaya başlar ve bu beceriyi kısa süre içinde geliştirirler. Doğal olarak, anne-baba olarak bizlerin beklentisi de budur. Ama maalesef okula yeni başlayan çocukların yaklaşık %10'u diğerleri kadar şanslı değildir. Onlar için okul kısa sürede kabusa dönüşür. Bu sıkıntı önlem alınmazsa bütün eğitim hayatı boyunca devam eder.

Herhangi bir zihinsel sorunu, duyma ve görme engeli olmayan bir öğrenci okuma yazmada zorluk çekiyorsa ilk akla gelmesi gereken sorun Disleksi olmalıdır. İlk kez 1881 yılında tanımlanan bu bozukluk, Dünya Nöroloji Federasyonu tarafından Geleneksel eğitim ortamında, yeterli zekaya ve sosyokültürel fırsata sahip olmasına rağmen, okumayı öğrenme güçlüğü ile kendini gösteren bir bozukluk olarak tanımlamıştır.

En geniş anlamıyla Disleksi, akıcı okuma ve okuduğunu anlama sorunuyla kendisini gösteren nörolojik temelli bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksinin temelinde sesleri farketme, çözümleme, harfe dönüştürme, işitsel kısa süreli bellek ve hızlı isimlendirme sorunları vardır. Disleksi görme işitme problemlerinden kaynaklanan ve nörolojik olmayan okuma güçlüğünden farklıdır.

Disleksi, zihinsel bir yetersizlik değildir ve zeka ile ilişkisi yoktur. Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülmektedir. Dislektiklerin zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel yeteneklere de sahip olabilirler. İzafiyet teorisini ortaya koyan Albert Einstein, Rönesans döneminin büyük mimar, heykeltraş ve ressam Leonardo da Vinci'nin disleksi olduğu söylenmektedir. Ayrıca sinema oyuncusu Tom Cruise, şarkıcı ve sinema oyuncusu Cher ve ünlü aşçı ve televizyon yapımcısı Jamie Oliver disleksi sorunu olan ünlüler arasındadır.

Disleksinin Nedenleri

Disleksi doğuştan gelen gelişimsel ve travmaya bağlı disleksi olarak ikiye ayrılır. Doğuştan gelen disleksi kalıtsal olabileceği gibi, doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrası komplikasyonlara bağlı olarak da gelişebilir.

Günümüzde, çeşitli kuramlar ve varsayımlar olmasına rağmen, disleksinin nedeni ve tedavi yolu bilinmemektedir. Bu nedenle, çocuğumuz disleksi ise, neden disleksi olduğuna takılmayıp, bundan sonra ne yapmalıyız sorusu üzerine odaklanılmalıdır.

Disleksinin Belirtileri

Dislekside erken tanı, hem çocuğu okuma becerisinin geliştirmesi hem de gelecekte alacakları eğitimin nasıl olm ası gerektiğini belirleme kaçısından çok önemlidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, erken eğitim desteğinin, özellikle okumanın akıcılığının arttırılmasında önemli rol oynadığını göstermektedir. Bu nedenle ailelerin çocuğun okuma performansını izlemelerinde büyük yarar vardır. Aşağıda okul kademelerine göre başlıca disleksi belirtileri yer almaktadır.

Okul Öncesi Dönemde Gözlenen Belirtiler

Bir çocukta disleksi tanısının konması okul öncesinde gözlemek biraz güçtür. Ancak aşağıdaki yetersizlikler disleksinin işaretleri olabilir.

  • Konuşmada gecikme
  • Yeni sözcükleri yavaş öğrenme
  • Konuşurken anlama en uygun kelimeyi seçmede zorluk
  • Kafiyeli sözcükleri öğrenmede güçlük
  • Harfleri tanımada güçlük
  • Yön (yukarı, aşağı gibi) ve zaman (önce, sonra, dün, yarın gibi) kavramları konusunda sorunlar

İlköğretimin Başında Gözlenen Belirtiler

  • Alfabedeki harf dizinini öğrenmede güçlük
  • Seslerin karşılığı olan harfleri bulmada güçlük
  • Kafiyeli sözcük üretmede ve sözcüğü oluşturan harfleri söylemede güçlük
  • Hecelemede güçlük
  • Sözcükleri, nesne ve kavram isimlerini hatırlamada güçlük
  • Yazılı sözcükleri seslendirmede güçlük
  • Bir sözcükteki benzer sesleri ayırt etmede güçlük ve seslerin yerini değiştirme (Ör: Ekşi / Eşki)
  • Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk.
  • Okurken kelime, satır atlama ve / ya da sözcüklerin sonuna ek ekleme ve ekleri okumama.

Disleksiye eşlik eden diğer öğrenme güçlükleri

Disleksi tek başına var olduğu zaman tanısı ve çocuğun sorunları ile baş etmesi daha kolaydır.

Ancak, çoğu zaman disleksiye birçok öğrenme güçlüğü eşlik edebilmektedir. Bu nedenle bazı kaynaklar bu farklı güçlüklerin belirtilerini de disleksi belirtisi olarak göstermektedir. Disleksi diğer öğrenme güçlükleri ile birleştiğinde çok ciddi bir sorun haline gelmektedir. Bazen de diğer öğrenme güçlükleri ile karıştırılmaktadır. Bunların başlıcaları aşağıda açıklanmaktadır.

Yazma bozukluğu (Dysgraphia): Bu öğrenme güçlüğü el göz koordinasyonundaki bozukluk nedeniyle ortaya çıkan yazma güçlüğüdür. Yazma bozukluğu olan çocuklar hem yazma sürecinde çok yorulup güçlük çeker hem de yazıları okunaksızdır.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): Dislektiklerin yaklaşık %12-%24'ünde aynı zamanda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) da görülür. Bu durumda tanısı daha kolay olduğu için çocuğa DEHB tanısı konur ve disleksi fark edilmeyebilir. Bu çocuğa DEHB tedavisi uygulanması okuma sorununu çözmez. Ayrıca iki güçlük birlikte olduğu zaman okuma öğretimi güçleşir.

Dislektiklerin Eğitim Sürecinde Karşılaştıkları Sorunlar

Ülkemizde sadece dislektik olan çocuklar, Türkçe'nin yapısından ötürü (ses sayısının az olması ve her sesin bir karakterle temsil edilmesi) geç de olsa okuma-yazmayı çözebilirler. Ancak yaşıtlarından daha yavaş ve bazı sözcükleri yanlış okumaları gözden kaçar. Bu yetersizlikleri; hız, uzun okuma ve yazma gerektiren sınavlarda başarısız olmalarına neden olur. Bazen de yaptıkları imla hataları, kötü yazıları nedeniyle öğretmenleri tarafından cezalandırılırlar. Çoktan seçmeli sınavlarda göreli olarak daha başarılı olmalarına karşın, soru kökünü yanlış okuma, sözcük atlama gibi nedenlerle yanlış seçeneklere yönelebilirler.

Bu çocuklar, sembollerle ilgili problemler yaşadıkları için, matematik dersindeki sembolik göstergeler ve kavramları algılamakta da güçlük çekerler. Ayrıca ezberleme güçlüğü yaşadıkları için sayıları sırasıyla düz ve ters sayma, basit toplama işlemlerin sonucunu hızlı söyleme, çarpım tablosunu hatırlama gibi becerilerde de zorluk çekerek matematik dersinde de başarısız olurlar.

Dislektiklerin ezberleme güçlüğü, dil bilgisi kurallarını öğrenmede sorun yaşamalarına neden olur. Bu durum yabancı dil öğrenmelerini de güçleştirir.